22 Ocak 2008 Salı

İstanbul...


Konusmak ile bazi olaylar anlatilamaz.

Açik olmasi gerekir kalbin gözü az!

Ben yerküresini diyar diyar gezen olamadim,fakat gittigim yerlerde Istanbul gibisini bulamadim.

Nasip olunca, bir kaç frenk iline attim dört bes nazar.

Anladim ki Istanbul, ancak seninle mutluyum, seninle bahtiyar.

Müjdelenmissin Peygamber Efendimizden (s.a.v),

Fatih´in ve askerin ile tâ ezelden.Hadis´te buyurulmus „Ne mutlu o serdara, ne mutlu o askere”.

Ey Istanbul, ... ne mutlu seni feth edenlere!

Seni sadece eglence´den ibaret gören kafalar çok dar!

Sasarim onlara ki sendeki mâneviyati anlamazlar.

Bazi olaylar anlatilamaz; yasanir!

Sana kalp gözü ile bakan elbet kazanir!

Baskalarina laf atmadan evel,

Ey nefs; basta sen kendine gel!

Dinleyemedim gözyasi ile ezanlarini,gezemedim sevk ile Topkapi Sarayini.

Evliya Yatagi oldugunu fark edemedim;açikcasi, seni sevmeyi pek hak edemedim.

Yildizli gece´de Çamlica´danbakinca sana yukardan,

Nasil da ask ile yanmamisim durusuna, o güzelligine, o endamina?

Yok yok, bazi olaylar sirf yasanir,
Anlatmak ile korkarim degeri azalir.
Nasip olursa bir kez daha Istanbul´a kavusmak,
Gözlerim kapanin!...Kalbim yalniz sen bak!

Anonim

15 Ocak 2008 Salı

SEVMEK


‘’Sevmek sevgiliyi bir beyaz güzellik gibi avuçlarına alıp okşamak ve yüreğine bastırıp korumaktır.''
Ama sevgiliyi daha güzel ufuklar bekliyorsa onu salıvermektir sevmek.
Onun uçsuz bucaksız gökyüzünde kanat çırpınışlarında sonsuz haz duymaktır sevmek.
Onun kendisinden uzaklaşmasına üzülmek değil, gerçeğe uçmasına hakikate yaklaşmasına sevinmektir sevmek…

Beni bırakıp nereye gidiyorsun demek değil, gittiğin yerlerde dualarımla seni koruyacağım diyebilmektir sevmek…

''beniunutma.com 03.01.2006 tarihli bir yazısıdır. Nasılda güzel anlatmış gerçek sevgiyi... Şimdiye kadar sevdik mi sandık? Ya da sevildiysek böyle mi sevildik? ''

11 Ocak 2008 Cuma

SENİ SEVİYORDUM


Sana uzak kentlerden birinde Zamanın bir yerinde. Seni ve senli günleri anımsattı akşam güneşi. Onca zamanın üstünde eskimeyen bir düşüncesin şimdi İnsan hergün anımsar mı aynı gözleri Seni seviyordum ve senin haberin yoktu Saçlarını izliyordum uzaktan Kulağının arkasına düşüşü ve burnun. Herkesten başkaydı işte. Güldüğün zaman yukarıya bakardın. Yukarı kalkan başın ve gülen gözlerin vardı. Ne güzeldiler! Sen bilmiyordun ben seni seviyordum. Kalbime sığmıyordu aklımdan geçenler, Duvarlara, vitrin camlarına, kaldırımlara çarpıyordu Geri dönüyordu çoğalarak Senin sesini duyduğum masalarda erteliyordum herşeyi Herşeyi erteleyişim oluyordun Kalp ağrısı oluyordun Birlikte soluduğumuz sokak isimleri oluyordun Mevsimler değişiyor ve büyüyorduk. Dönemeçler geçiyor, köprüler göze alıyorVe bazen, tekin olmayan suların üzerinden atlıyorduk! Cesurduk! Ufuk çizgisi maviydi, günbatımı hep turuncu Ve kırmızıydı bütün karanfiller. Ben seni seviyordum sen bilmiyordun. Sevinçlerim oluyordun ara sıra. Sen hiç bilmiyordun. Sonra herhangi biri oldun. Bütün sevinçlerim bittikten sonra. Yağmurlar yağdı serin haziran akşamları. Derken birgün uzaktan gördüm seni. Saçların bana inat başın herşeye meydan okuyarak, İşte yine aynı! Kalbimi acıttın her zamanki gibi. Değiştik sanıyordum. ve sen yine bilmiyordun. Şimdi bunları anlatsa sana birileri. Kimbilir. Yada boşver, Bilme en iyisi.